Stratejik bir oyun olarak FUTBOL:
Malum satirlar yazilirken, kagit ustunde favori Turkiye,
favori olmayan Ukrayna’ya oyle kimseye pek maazaret payi birakmayacak net bir
bicimde yenildi. Yenmek yenilmek futbolun icinde de benim anlayamadigim
futbolumuzda kosebasini tutmuslarin uzunca bir suredir tutturduklari ve basinin
da yardimi ile bize yutturduklari oyun. Bu oyunun aktorleri o kadar
sisirildiler ki, hicbirimiz futbola baska bir pencereden bakamaz olduk.
Cok boyutlu bir oyun olan futbolu
bir “korkak-cesur” cizgisine indirgeyecek kadar “sig” olan bu anlayis adeta
hepimizi esir aldi..Oyleki, galibiyetleri “onemsiz”, atilan golleri “yetersiz”,
oynanan futbolu “cirkin” bulmaya basladik. Milli takimimiz dunya ucuncusu,
ligimiz de ucuncunun ligi idi ya, klup duzeyinde olsun, milli takim duzeyinde
olsun, artik her onumuze geleni evire cevire yenmeli, hatta 90 dakika domine
etmeliydik. Bundan asagisina “korkak futbol” damgasini yapistiriverir olduk.
Basinda hepimizce bilinen futbol
yazarlarin basini cektigi bir grup kendi populizmleri adina, bu anlayisi pek
sasali bir terim olan “hucum futbolu” adi altinda oyle bir pazarladilar ki, uc
buyuklerden biriyle birlikte, milli takimin da basina, “cesur” teknik
direktorler geldi..Bu cesur adamlar, hangi rakiple ne duzeyde oynadiklarina
bakmadan sahaya 4-5 hucum oyuncusu surmekle mac kazanilir sandilar, hala
saniyorlar.
Oysa, EURO 2004’de ornegin Cek
milli takiminin tek forvetli dizilis ile sahaya cikmasina ragmen en cok gol
atan takimlardan biri oldugunu nedense cozumlemediler. Yada Avrupa sampiyonasi,
dunya kupasi elemeleri/finalleri, SL, UEFA kupasi gibi futbolun ust duzeyde
oynandigi organizasyonlarda takimlar arasi farkin giderek kapandigini ve artik
“ekol” oldugu kabul edilen takimlarin bile tum rakiplerine karsi sahada
dominant olmaya yonelik taktiklere yanasmadigini gormezden geldiler. Tum bu
organizasyonlarda basari yolunda “strateji”nin artan onemini hice saydilar.
Kendi taktigini rakibe gore ayarlayabilmeyi, “verimliligi” arttirmayi, futbola “akilla”
hukmetmeyi “kompleksli” buldular. Hatta, daha da ileri giderek kendi
topraklarinda futbola “stratejist” olarak bakabilen yegane adami virus yaymakla
sucladilar.
“Akilsizlikla” her karsi karsiya
gelisinde kazanan “akil” olmustur. Futbol da bunun istisnasi degildir. Kanit
isteyenler, o uc buyuklerden birinin ve milli takimin siralamalardaki bugunku
konumuna, ve az once bitten milli macin kagit ustunde ve sahadaki galibine
baksinlar.
Yorumlarinizi beklerim,

No comments:
Post a Comment